Aden'in Rüyası (Bölüm 47)
Ağlamaktan hali kalmamıştı. Polisler onu binaya güçlükle sokmuşlardı. Dışarıda gazeteciler ve onu linç etmek isteyen yoğun bir kalabalık vardı. Aden hayatı boyunca bugünkü kadar korktuğunu hiç hatırlamıyordu. Onu bir cesedin başında, elinde bıçakla yakalamışlardı ve insanlar onu öldürmek istiyordu. Yüzünü yıkamış, üzerindeki kanlardan kurtulması için ona temiz kıyafetler vermişlerdi. Ama o cesedin görüntüsü kafası, koparken ve yere düşerken çıkardığı boğuk sesi, kanın kokusu ve cesedin sıcaklığı hala zihnindeydi. Bunları hiçbir zaman unutamayacaktı. Bu, hayatında asla yaşamak istemeyeceği ve nasıl yaşandığını anlamadığı berbat bir deneyimdi. Bu deneyimin etkisinden kurtulması için ona hiç kimse yardım edemezdi. Bunu atlatmasını sağlayarak hiç kimse yoktu. Hayal’in, Selim’in boğazını keserken gördüğü görüntüsü bile zihninden çıkmamıştı. O korkunç görüntü hala zihnindeydi. Başkası yaptığı halde hala kabuslarına giriyor, onu korkutuyor, onu dehşete sürüklüyordu. Peki bunu nasıl atlatacakt...